Beş duyu organımızdan biri olan ve aynı zamanda bir denge organı olarak işlev gören kulağımızda doğuştan ya da sonradan oluşan rahatsızlıklar ve dış etkenlerden kaynaklı işitme kayıpları oluşabilir. Bu kayıp her iki kulakta, ya da sadece birinde olabilir. Yaşanan kayıp sebebiyle sosyal ya da psikolojik birçok sorun yaşanabilir. Kulakta duyma azalması ya da işitme kaybı, özellikle çocukların sosyal yaşamını ve öğrenme yetisini olumsuz yönde etkiler.  İşitme kaybı tek bir nedene bağlı gelişmeyebilir. Kaybın sebebi biyolojik ya da çevresel birçok sebebe bağlı olabilir.

Günlük hayattaki gibi normal düzeyde konuşan bir insanın ses frekansı 500-5 bin hz (hertz) arasındadır. 20 bin hz’nin üzeri sesleri insan kulağı algılayamaz. Günlük veya iş hayatında, 80 db (sesin şiddeti-desibel) üzerinde maruz kalınan sesler ise işitme kaybına neden olan problemlerden biridir. (roket sesi 180 db,iş makinesi 130 db, gök gürültüsü 120 db) Normal işiten bir bireyde 130 db üzeri sesler fiziksel hasar yaratabilir. İşitme kaybının çok çeşitli sebepleri olabilir. Aşırı gürültülü bir işte çalışmak, madde kullanımı, geçirilen rahatsızlıklari, ani patlamaya maruz kalmak, yaşlılık bunlardan bir kaçıdır.

Yetişkinlikte işitme kaybı nasıl anlaşılır? 

İşitme kaybı yaşayan bir bireyseniz,

  • TV sesini çok açıyor,
  • Kapı sesini duymuyor,
  • Yüzlerine bakmadıkça insanların ne söylediğini anlayamıyor,
  • Sohbetlere dahil olamıyor,
  • Söylenenleri tekrar ettiriyor olabilirsiniz.

Böyle bir durum yaşıyorsanız zaman kaybetmeden işitmenizin değerlendirilmesini istemelisiniz.

 

Yenidoğanda ve çocuklarda işitme kaybından şüphe duyulacak etmenler nelerdir?

İşitme kaybı özellikle çocukların yaşamlarını etkiler ve onların yaşamın doğal akışına karışmalarını engeller. Tedavi edilmediği takdirde yaşamlarını yalnız ve ‘engelli’ bireyler olarak sürdürmelerine sebep olur. Oysaki işitme kaybı çoğunlukla tedavi edilebilir bir problemdir.

Yenidoğanda;

–             Doğumdaki kilosu 1600 gramdan düşük olma

–             Yüz ve kulaklarının görüntüsünde farklılık,

–             Doğumda sarılık ve kan değişimi uygulama

–             Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde beş günden fazla kalma,

–             Damardan iğne ile antibiyotik alımı,

–             Menenjit geçirmiş olma durumları işitme kaybına sebep olabilir.

Doğumdan 6-12 aya kadar,

–             Beklenmedik yüksek sesli gürültülerde irkilme, ağlama ya da herhangi bir tepki göstermeme,

–             Seslenildiğinde başını ses gelen yöne doğru hareket ettirmeme,

–             6-12 ay arasında ise konuşma sesi çıkarmama,

–             Sorulduğunda tanıdık eşya veya kişileri gösterememe

–             Çevreden gelen herhangi bir sese başını çevirmeme,

–             Doğduğu andan itibaren çok gürültü çıkarma ve çok yüksek sesle ağlama,

–             Anlama ve iletişim için kelimelerin kullanımında yeterli gelişmeyi göstermeme,

–             Yüksek sesli gürültülerle uyanmama, doğumdan 6-12 aya kadarki dönemde işitme kaybı belirtilerinden olabilir.

Çocuklarda,

–             Sık geçirilen orta kulak enfeksiyonları,

–             Belli sesleri duymada ve sesin yönünü anlamakta güçlük,

–             Gürültülü ortamlarda odaklanma problemi,

–             Söylenenleri tekrar ettirme isteği,

–             Yüksek şiddetteki seslere daha iyi yanıt verme,

–             Televizyon, radyo ve bilgisayarın normalden yüksek sesle veya yakından dinlenmesi,

–             Dil ve konuşma becerilerinde gerilik,

–             Konuşmanın yüksek şiddetli veya çok kısık olması,

–             Konuşmada ritm, ton ve vurgu bozuklukları,

–             Grup içinde utangaçlık, kendini dışlanmış hissetme,

–             Sinirlilik, sürekli agresif olma,

–             Okuma ve okul başarısında sorunların görülmesi, çocuklarda işitme kaybı belirtilerinden olabilir.

Çocuğunuzun işitme sorunu olduğunu düşünüyorsanız, lütfen size en yakın kliniğe veya bir sağlık uzmanına başvurun.